REKLAM

TADİLAT İŞLERİNİZDE

UZMAN EKİP
Anahtar teslim çözümler. Şeffaf fiyatlandırma.


Ücretsiz Keşif için Bizi Arayın

Cadde Manşet Reklam

02566123036

REKLAM

TADİLAT İŞLERİNİZDE

UZMAN EKİP
Anahtar teslim çözümler. Şeffaf fiyatlandırma.


Ücretsiz Keşif için Bizi Arayın

Cadde Manşet Reklam

02566123036

Böyle geceler unutulmaz… Sıradaki gelsin!

Makale Yayın Tarihi: Google News
author

Orhan SALKINAZ

Galatasaray öyle bir maç oynadı ki, sevenleri önce karalar bağladı, sonra sevinçlerin en büyüğünü yaşadı.

Aslında iyi başladı Sarı Kırmızılı futbolcular maça.

Juventus gibi bir deve pozisyon vermeden oynadılar neredeyse.

Sara’nın golü de coşkuyu iyice arttırdı Sami Yen de.

Ama birden her şey tersine dönüverdi.

Daha golün sevinci yaşanırken yenen gol, Galatasaray taraftarını da takımı da birden bozdu.

Ahenk kayboldu...

Seyircisiyle bütünleşemeyen ve yediği golün etkisinden çıkamayan Galatasaray, kalesinde ikinciyi de görünce, birden herkes karamsarlığa kapılıverdi.

Herkes ikinci yarıda ne olur, toparlar mıyız, fark mı yeriz diye düşünmeye başlamıştı…

Devre arası sihri işte orada etkisini gösterdi.

Okan hocanın, devre arası konuşması nasıl motive ettiyse oyuncularını, ikinci 45 dakikada rakibi kovalayan, ısıran aslan çıkıverdi ortaya.

Daha önceki yazılarımdan birinde “Yeni çilek Lang” ifadesini kullanmıştım

İşte o Lang’a teşekkür ediyorum beni yanıltmadığı için....

İkinci yarının hemen başında Galatasaray kariyerindeki ilk golü atmasa başka bir sonuç çıkabilirdi ortaya.

Beraberlik golü, Juventus’u oyundan düşürüp, “Bu skor bize yeter, başka yemeyelim, Torino’da turu geçeriz” havasına sokunca, Galatasaray’ı hafife almamaları gerektiğini acı bir dersle anladılar.

Eşitlikle beraber seyircisiyle yeniden bütünleşen, önde baskıyı arttıran Galatasaray için artık iş daha kolaydı.

Gelemeyen Juventus, gelen Galatasaray’ı durduracak durumda değildi.

Spaletti, Osimhen için önlem almıştı ama, Barış’ın, Sara’nın, Lang’ın çıkışlarını düşünmemişti herhalde.

Evet, belki Osimhen’e gol attırmadılar ama o Osimhen, ceza alanı çevresinde dolaşıp markajcılarını oyalarken sahneye savunmacıların çıkacağını düşünemediler.

Sanches ile gelen gol, Lang’ın evde terliklerine uzanır rahatlığıyla attığı ikinci golü, arkasından oyuna yeni girmenin çabukluğu ile koşusunu yapan Boey hesaplanmamıştı belli ki.

Maçla ilgili daha yazacak çok şey var aslında.

Mesela Yunus’un saldırgan presi, Barış Alper Yılmaz’ın mücadele şekli, rakibe kart ve kartlar göstertmesi, vs. vs.

Ama canınızı teknikle, taktikle sıkmak istemiyorum.

Biliyorum ki, herkes mutluluk sarhoşu.

Biliyorum ki herkes detayları bırakmış, sevinmekle meşgul.

Ve evet biliyorum ki “Avrupa Fatihi” yeni bir destan daha yazdı.

Efsane bir sonuç aldı.

Her söze bedel...

Sözün özü, Juve engeli aşıldı diyebiliriz.

Asıl söyleyeceğimiz ise şu:

Sıradaki gelsin…


Bu makale 1369 kez okundu.

Yorum Gönder

Yorumlar