UZMAN EKİP
Anahtar teslim çözümler. Şeffaf fiyatlandırma.
02566123036
UZMAN EKİP
Anahtar teslim çözümler. Şeffaf fiyatlandırma.
02566123036
Belediyelerde “Gelir Kayıpları” çoğu zaman “Tahsil edemedik” cümlesiyle açıklanır.
Bu cümle, kolaycılığa kaçan ve sorumluluk üstlenmeyen bir cevabı barındırır.
Oysa asıl sorun, hiç fark edilmeyen ve kayıtlara dahi girmeyen gelir alanlarıdır.
Bu kayıplar, görünmezdir.
Çünkü sistem değil, alışkanlık üretir.
Görünmez gelirlerin nedenleri üzerinde durursak birkaç madde ile kısaca açıklamaya çalışayım.
Bunlardan biri “Beyan Esaslı Körlük” tür.
Emlak, İlan-reklam, çevre temizlik vb gelir kalemlerinde belediyeler hala büyük ölçüde mükellef beyanına güvenir.
“Beyan esastır” ilkesi geçerli olsa dahi saha denetimi, büyük önem taşır.
Vatandaş beyanı ile fiili durum arasında ki fark, yıllar içinde kurumsallaşmış bir gelir erozyonuna dönüşür.
Denetlenmeyen her beyan, bütçeden sessizce düşen bir gelir kalemidir.
Bir diğer unsur ise Altyapı kazıları ve Geçici işgallerdir.
Aykome girişleri, geçici kazılar, fiber ve doğalgaz çalışmaları çoğu zaman “izin” olarak görülür.
Oysa bu alanlar, kullanım süreleri, tekrar eden kazılar ve yol yıpranmaları nedeniyle ciddi bir “Gelir Potansiyeli” barındırırlar.
Gelir kayıpları; tarifelerde değil; takip edilmemesindendir.
Bir başka unsur ise ruhsat farklılıklarıdır.
İşyeri ruhsatları alındıktan sonra faaliyet değişiklikleri nadiren güncellenir.
M2 artışı, masa sandalye çoğalması, depo kullanımı vb gibi pek çok detaylar yok sayılır.
Görülmez ya da es geçilir.
Belediyenin gözünden kaçan her m2, gelir kaybı olarak geri döner.
Kamu gücüyle özel kazanç!...
Bu başlığı da kısaca açıklamaya çalışayım.
Belediye alanları;
Panolar, baz istasyonları, yeraltı kablo geçişleri, mobil kuleler ve geçici reklamlarla kullanılır.
Ancak çoğu “geçici” olduğu gerekçesiyle bedelsizleşir.
Aslında geçici olan kullanım değil, belediyenin farkındalığıdır.
Bu arada Belediyelerde gelirlerle ilgili yaşanan en önemli sorunlardan biri de “Tahsilat değil, süreç sorunu” dur.
Sorun çoğu zaman tahsilat değil; verinin dağınık, sorumluluğun belirsiz, denetimin sahipsiz olmasıdır.
Gelir kaybı mali bir konu değil, yönetimsel bir zaaf göstergesidir.
Belediyelerde büyük gelir artışları yeni vergiler icat ederek değil, mevcut hakların farkına varılmasıyla sağlanır.
Sessiz kayıplar durdurulmadıkça, en iyi bütçe dahi kağıt üzerinde kalır.
Gerçek gelir yönetimi rakamla değil, sahaya hakimiyetle başlar.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, her ne kadar yeniden ele alınması gerekiyorsa bile mevcut şekliyle dahi yaklaşık 200 çeşit gelir kalemini barındırır.
Belediyelerimiz maalesef bunun en fazla 70-80 civarını değerlendirir.
Kaynak, kanunun içindedir.
Mesele onu bulup onu ortaya çıkarmaktır.
Bir sonra ki makalemde ciddi tutarlara ulaşan kayıp çeşitlerini açıklayıp çözüm önerilerini sunacağım.
Bu makale 1956 kez okundu.
Yorumlar